E-Ticaret Şirketlerinde Yetişmiş İnsan Kaynağı Sorunu ve Bir Öneri.

1

Çağlar Erol’un çok tartışma yaratan yazısından sonra genelde internet, özelde e-ticaret sektörünün kanayan yarası olan yetişmiş ya da diğer bir deyişle kalifiye insan kaynağı sorunu hızla büyüyor.

Erol’un yazısı böyle “tehlikeli” bir sorunun varlığının ortaya çıkmasında aslında önemli bir rol oynadı.

Her gün birçok müşterimizle ve arkadaşımla, yetişmiş ekip arkadaşı aradıklarıyla ilgili konuşuyoruz.

Henüz pazar derinliği olmayan ve temel kuralları pek de oturmayan bir sektördeyiz. Bu oturmamışlık da kaygan bir zeminde iş yapmaya çalıştığımızı göstermekte.

Bugün bütçesi en yüksek e-ticaret şirketlerinden en mütevazısına kadar herkesin çözmesi gereken büyük bir sorun olarak karşımıza çıkmakta İK sorunu.

Geçtiğimiz haftalarda Rocket’in pazardan çıkışıyla personelinin neler yaşadığını biliyoruz.

Bugün, maalesef işin kendisi ile gerçekten ilgilenecek kimse olmadığından veya aradığı halde arzuladıkları çalışanı bulamadıklarından birçok şirket ilerleyememektedir. Çok gülünç gelebilir ama işin gerçeği bu maalesef.

Durum buyken çalışanların başka firmalara geçmesi (transfer) olayı da oldukça fazla olduğundan verimlilik de yerlerde diyebiliriz. Turnover’ın belkide en yüksek olduğu sektördür İnternet sektörü. Bunu Linkedin’den çalışanların geçmiş iş tecrübelerine (yani çalıştıkları süreye) bakarak da anlayabilirsiniz.

Peki ne yapmak gerekiyor? Çözümü var mıdır?

Elbet çözümü var. Zaten bütçeleri olan firmaların bu sorunu kısmen aştıklarını da görebiliyoruz.

Fakat genele baktığımızda sorunun çözümünde maliyet bacağı çok önemli olarak karşımıza çıkıyor.

Birçok e-ticaret oyuncusunun kafi bütçeleri olmadığını düşünürsek (ki bu da artık değişiyor, son 1 senedir e-ticarete düzgün tüccarların giriş yaptığını ve bütçe ayırdıklarına şahit oluyoruz) bu konunun uygun maliyetlerle çözümü bulunmaktadır.

Ülkemizde birçok meslek lisesi bulunmakta. Meslek liselerinin bilgisayar bölümünde okuyan onlarca öğrencimiz var. Staj zamanı ilgili öğretmenlerinin bile staj yeri bulma noktasında zorlandıklarını görmek mümkün.

Bilgisayar bölümleri de kendi aralarında tasarım,veritabanı gibi farklı birimlere ayrılıyor. Danışman öğretmenlerle görüştüğünüzde, en büyük kaygılarının öğrencilerinin çaycı, ortacı ya da ayakçı olarak çalıştırılmaları olduğunu duyuyoruz.

Ayrıca bu öğrenciler arasında oldukça parlak öğrenciler bulunmakta. Bu yüzden de, belki de, öğrencilerimizin işleriyle ilgili olarak yetişecekleri en uygun yerler e-ticaret firmaları olabilir. Yasal olarak aldıkları belli ücretler bulunuyor. Bu yüzden de maliyet noktasında firmalar açısından tercih edilebilir. Yalnız bu öğrencilerden de süpermen olmaları da beklenmemeli.

İş yaptığınız il ya da ilçedeki meslek liselerine giderek ve danışman öğretmenlerle görüşerek stajyer öğrenci talep edebilirsiniz. Öğretmeni rahatlatmak için yapacağınız işle ilgili bilgi verebilir, ikna edebilir ve ofisinize davet edebilirsiniz.

Yaş itibari ile genç olduklarından ve bir iş tecrübeleri olmadığından siz nasıl yetiştirirseniz o şekilde devam edeceklerdir. Aynı zamanda başarılı olanları okul bitiminde bünyeye alarak ve bu yöntemi sürdürülebilir bir İK stratejisi olarak devam ettirebilirsiniz. Bu öğrencilerimizin aidiyet ve mensubiyet duyguları da gelişecektir zamanla.

Peki model işliyor mu? Kesinlikle evet.

En yakın örnek olarak biz kendi firmamızda bu modeli uygulamaktayız.

Birçok eş dosta da önerdiğim bu model işe yaramaktadır. Modelin başarılı olması aslında yine sizin elinizde. Yani beklentilerinize bağlı. Beklentilerinizi yüksek tutarsanız hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz.

Bu yöntem hem öğrenci hem öğretmen hem de işletme açısından oldukça faydalı bir model olabilir.

Yarından tezi yok muhakkak meslek liseleriyle ve danışmanlarıyla temasa geçmeniz dileğimle.

1 Yorum

Yorum Yapın